Ağrı'dan Yüzyılın Anlaşmasına Tepki

ABD Başkanı Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi anlamına gelen “Yüzyılın Anlaşması” adını verdiği planı açıklamasının ardından Ağrı haklı tepki gösterdi. Yaptığımız röportajda sorularımıza cevap veren vatandaşlar, “Yüzyılın Anlaşması” için “Kabul Edilemez“ ifadelerini kullanarak, İslam ülkelerinin bir an önce birleşmesi gerektiğini vurguladı. Detaylar…

Ağrı'dan Yüzyılın Anlaşmasına Tepki

RÖPORTAJ: Demet Aydemir

Soru: ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi anlamına gelen “Yüzyılın Anlaşması“nı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Adem Çiftçi: Amerika’nın Kudüs’ü işgal girişimi diyelim çünkü bizim için iki devlet değildir. Tamamen bir devlettir. Ben dün bayağı bir televizyonu takip ettim. İçeriğini tam anlamıyla bilmeden konuşmak doğru olmuyor. Haberlerde sanki yerel yönetimmiş gibi gösteriliyor. Hani o ilk 68, 47 diyorlar ya oradaki plana hiç benzemiyor. Tamamen İsrail’in egemen olduğu bir devlet, içinde özerk ve küçük küçük belediye şeklinde küçük yönetimler gibi verilmiş. Ne denize bir komşuluğu var, ne de başka bir ülkeye. Kendi içine hapsedilmiş ve Filistinliler Kudüs’te Mescidi Aksa’ya ancak izinle girilebilirler deniliyor. ‘İbadet yapılabilir’ denilmiyor. Hiçbir Müslüman bunu kabul edemez. Zaten sadece Kudüs değil, oradaki bütün topraklar Müslümanlarındır.

Soru: İslam Ülkelerinin bu konudaki tepkisi ne olmalıdır?

Adem Çiftçi: İslam ülkelerinin de bu konudaki çizgileri, birlik içinde olmalarıdır. Cenab-ı Allah’ın ayeti kerimesinde buyuruyor ya “Sakın bölünüp parçalanma, yoksa size heybet veren rüzgârınız gider.“ Şuan İslam âlemi bu yüzden bu hale gelmiş. Bunların meşhur bir Orta Doğu planı var İsrail için. İslam ülkelerini zayıflatmak bölmek. Ki büyük İsrail devleti kurulduğu zaman tepki verecek hiçbir ülke kalmasın. Amaçları bu. Biz bunlara karşıyız. İslam ülkelerinde yüz kızartıcı olan Umman, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri bu üç ülke oradaydı zaten. Bunlarla beraber hazırlanmış bir anlaşma. Biz bunu kesinlikle kabul etmiyoruz, kesinlikle ve Hiçbir şekilde. Müslümanların bir olması lazım. Birlik ve beraberliğe sağlayacak tek ülke de Türkiye’dir. Emin olun belki siz gitmediniz ama biz gittik. Herkes Türkiye’yi Osmanlı’dan kalma yönüyle lider olarak görüyor. Ama maalesef bugüne kadar öyle bir pozisyon göstermediler. İnşallah bundan sonra gösterir.

Soru: ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi anlamına gelen “Yüzyılın Anlaşması“nı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mehmet Cemil Baysal: Amerika Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan edebilir ama Kudüs Müslümanlarındır. Yani Kudüs dünya Müslümanlarınındır. Kesinlikle gerçek İslam ülkeleri olan ülkeler bunu kabul etmezler ama bazı İslam ülkeleri bunu kabul ediyorsa biz buna bir şey diyemeyiz fakat Kudüs bütün dünya Müslümanlarınındır. İsrail’in başkenti olamaz.

Soru: İslam Ülkelerinin bu konudaki tepkisi ne olmalıdır?

Mehmet Cemil Baysal: İsrail’in Kudüs’ü başkenti ilan etmesini kabul eden İslam ülkeleri gerçek İslam ülkesi değildir. Gerçek Müslüman olan gerçek İslam ülkesi olan Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak kabul etmez. Örneğin Katar bunu kabul etmiyor ve gerçek Müslüman bir ülkedir. Suudi Arabistan’ın yetkilileri yani ülkenin başında olanlar Vehabi’dir. Amerika uşağıdırlar. Onun için kabul ediyorlar. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak ben biliyorum Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’da aynı şeyi söyler. Biz bunu kabul etmiyoruz ve kıyamete kadar da bunu kabul etmeyeceğiz. Avrupa ülkelerinin de bir kısmı kabul eder bir kısmı etmeyebilir. Çünkü Kudüs tüm dinlerin toplama merkezidir.

Soru: ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi anlamına gelen “Yüzyılın Anlaşması“nı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Önder Oğur: Gerçekten büyük bir Üzüntü içerisindeyiz. Çünkü Kudüs’ü Müslümanların namusu dur, şerefidir. Ben böyle biliyorum. Müslümanlar için de bu böyledir. Böyle bir kararı Müslümanlar kesinlikle dikkate almıyor. Biz hiçbir zaman kabul etmiyoruz. Onların kendi kararıdır. Bu konuda Müslümanların duyarlı olması lazım.

Soru: İslam Ülkelerinin bu konudaki tepkisi ne olmalıdır?

Önder Oğur: Gerçekten de Müslümanların ayaklanması lazım. Çünkü bizim için Mekke, Medine neyse Kudüs’te odur. Biz böyle düşünüyoruz. İnşallah Müslümanlar uyanır. İnşallah bu Müslümanların uyanmasına da sebep olur. Şu anda neredeyse tüm İslam ülkeleri Amerika’nın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesinin yanında duruyorlar. Zaten tam anlamıyla bir İslam ülkesi vardır diyemiyoruz. Çünkü ülkelerin başlarındakiler onların kendi adamları. Şu an bir tek ayakta duran Türkiye’dir. Sayın cumhurbaşkanımızdır. İnşallah Sayın Cumhurbaşkanımız da bu konuda daha duyarlı olur ve Müslümanların uyanışına sebep olur.

Soru: ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi anlamına gelen “Yüzyılın Anlaşması“nı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Turan Çelik: Bir facia olarak değerlendiriyorum. Yani bu İslam ülkeleri için ölüm demektir. İlk kıblemiz olan Mescidi Aksa’nın İsrail’in, Yahudilerin eline geçmesi İslam ülkeleri için büyük bir acıdır ve büyük bir kayıptır ve yüz karasıdır.

Soru: İslam Ülkelerinin bu konudaki tepkisi ne olmalıdır?

Turan Çelik: İslam ülkelerinin bu konudaki tepkileri çok sert olmalı. Çok hiddetli olmalısı lazım. Kafire karşı çok hiddetli, Müslümana karşı da çok merhametli olmak lazım. Malesef biz de bu yok şuanda. Tam tersini yapıyoruz. Kâfirlere karşı merhametli, Müslümanlara karşı zalim olmuşuz. Bu konuda İslam ülkelerinde tepki olarak çizgisini ve yerini belli eden tek ülke Türkiye’dir. Ama bu da yeterli değildir. Türkiye yalnız olduğu için bu konuda tek başına hareket ettiği taktirde vereceği bedeller olacaktır. Kimse elini taşın altına koymayacak. Özellikle zengin Arap ülkeleri. Onlar zaten Kafirlerle, Amerikalılarla temas halindeler. Kanka olmuşlar. Biz de zaten ekonomi zayıf. O yüzden biraz daha geride durmak zorundayız bence.

Soru: ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi anlamına gelen “Yüzyılın Anlaşması“nı nasıl değerlendiriyorsunuz?

İsmail Çıplak: Amerika’nın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi anlamına gelen “Yüzyılın Anlaşması“ olayı bence Amerika’dan beklenen bir durumdur. Bunu çokta şaşırmamak lazım. Amerika İsrail ekseninde aralarındaki anlaşmaya baktığımız zaman ben bu olaya çok şaşırmadım. Yani “Amerika nasıl böyle bir şey yapar” gibi bir düşünce içerisinde değilim. Beklenileni yapmışlardır. Kudüs’ün İsrail’in başkenti olması şu şekilde. Ben Kudüs’ün sadece İsrail’in değil üç dinin başkenti olduğunu düşünüyorum. Yahudilerin, Hristiyanların ve Müslümanların. Kudüs bu dinlerden herhangi birinin tek bir beldesi olarak kabul edilmesi gereken bir yer değildir. Aslında Kudüs, dünyada apayrı bir yere sahip olması ve bunu da dünyanın tüm devletlerinin sağlaması gereken bir yerdir. Yani Kudüs bir barış şehri olabilir. Tüm dinlerin hemen hemen kendilerine ait mabetlerinin bir birinin üzerinde yeri vardır. Şimdi biz neye değer vereceğiz? Taşlar mı değerlidir yoksa orada yaşayan insanlar mı değerlidir? Eğer tüm dinlere ait insanlar orada varsa O zaman tüm ülkeler bu insanların barış içerisinde yaşaması için elinden geleni yapması gerektiğini düşünüyorum. Şimdi bu anlaşmaya geldiğimizde ise her ne kadar beklenen bir şey olsa dahi Amerika’nın haddine olmaması lazım. Amerikan 1 buçuk milyar nüfusa sahip Müslümanların bu anlaşmayla bence hiçe saymıştır. Bu da Müslümanlar tarafından tepki gösterilmesi gereken bir şeydir. Şimdiye kadar zaten yeterince tepki oluşmamış olması Müslümanlar için büyük bir ayıptır.

Soru: İslam Ülkelerinin bu konudaki tepkisi ne olmalıdır?

İsmail Çıplak: İslam coğrafyasına baktığımız zaman bu da olağandır. İslam liderlerinin kendi çıkarlarını Düşünüp halkın çıkarlarına öteledikleri bir coğrafyada yaşıyoruz. Aksi takdirde 1 buçuk milyarın Rahmetli Erbakan’ın deyişiyle kendi Türklüğü ile İsrail’i boğması gerekirken bir türlü bu başarıyı göstermemesi bunun delilidir. Çünkü Suudi Arabistan’a baktığınız zaman sistemiyle farklı bir anlayış açısı çiziyor. Diğerine baktığımız zaman farklı bir anlayış çizgisi çiziyor. Bu tarafa baktığın zaman ülkeler İsrail’e anlaşmalı. Yani Müslümanları bir kere haramın üzerinden bir kere atlamaları lazım. Yani kendi çıkarların üzerinden bir kere atlamaları lazım. Bunun üzerinden atlamadıkları sürece, kendi birliklerini sağlamadıkları sürece Kudüs her zaman bu halde olacaktır.

Soru: ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi anlamına gelen “Yüzyılın Anlaşması“nı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kerem Engin: ABD başkanı Trump tarafından 'Yüzyılın Anlaşması' diye masumlaştırılmak istenen planın altında yatan kirli niyetleriyle aslında bölgede kaosun, Filistinlilerin topraklarının işgali, meşru insani her türlü hakkının gaspı amaçlanmaktadır. Dolayısıyla bu yönüyle aslında Yüzyılın İhaneti gerçekleştirilmek isteniyor. Bu planın amacı İsrail tarafından vatanlarından sürülen 5 milyon Filistinli mültecinin vatanlarına geri dönüş hakkını elinden alıyor. Batı Şeria'daki Yahudi yerleşim yerleri ve Kudüs İsrail toprağı olarak kabul ediliyor, nehirden denize tüm Filistin ve İsrail'in hakimiyeti Tel Aviv'de kalıyor. Buralarda Ordu bulundurma yetkisi de İsrail'e veriliyor. İşgal altındaki Doğu Kudüs de kendi içinde bölünerek, içerisinde Aksa'nın bulunduğu Eski Şehir bölgesi dışında kalan bazı kenar mahalleler "Yeni Filistin devletinin toprağı" sayılıyor ama hakimiyeti yine İsrail'de kalıyor. Zaten uzun zamandır buralardaki Filistinlileri farklı yöntemlerle kenar mahallere zorla taşınmaya teşvik ediyor.  Batı Şeria'da bulunan Yahudi yerleşim yerleri genişleterek birbirine bağlanıyor. Bu sayede İsrail'in en büyük kabuslarından biri de ortadan kaldırılıyor: Yahudilerin azınlık durumuna düşmesi. İsrail egemenliği altında Yeni Filistin devletinin vatandaşı olarak yaşayanlara siyasi haklar verilmiyor yani. Oy kullanamayacak ve siyasete giremeyecekler. Böylelikle hem Filistinliler İsrail egemenliği altında tutulmaya devam edilebilecek, hem de İsrail'deki "Yahudi çoğunluğu" muhafaza edilmiş olacak. Ortadoğu’ya barış, ancak emperyalistler bu coğrafyadan üsleri, askerleri ve işbirlikçileriyle çekip gidince gelecektir.

Soru: İslam Ülkelerinin bu konudaki tepkisi ne olmalıdır?

Kerem Engin: Müslüman Dünya emperyalist Amerika’ya, Siyonist işgalcilere, destekçi haydut devletlere karşı dimdik durmalı ve mazlum Filistin halkının özgürlüğüne kavuşması için birlikte çalışmalı. Ve şunu diyoruz İsrail işgalcidir; çünkü Kudüs doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle ve güneyiyle Müslüman dünyanındır. Bizler, başkenti Kudüs olan büyük Filistin idealini evlatlarımıza aşılamaya devam edeceğiz. Hz. Ömer’in, Selahaddin Eyyubî’nin ve Sultan Abdülhamit’in gerçek varisleri olarak mukaddes bir emanet bildiğimiz Kudüs’ün, emperyalist ABD tarafından Siyonist emellere kurban edilmesine fırsat vermeyeceğiz.

Güncelleme Tarihi: 30 Ocak 2020, 13:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER
izmir escort izmir escort antalya escort bodrum escort gebze escort alanya escort bursa escort mersin escort samsun escort kayseri escort konya escort gaziantep escort adana escort izmir escort eskisehir escort izmit escort kocaeli escort kusadasi escort