banner56

Okula gitme alışkanlığını edinemeyen öğrencilere karşı aileler nasıl davranmalı?

Okula gitme alışkanlığını edinemeyen öğrencilere karşı aileler nasıl davranmalı?

Yeni tahsil öğretim yılında milyonlarca öğrenci öğrenime başlamasına rağmen, hemen hemen okul sürecine alışamamış olan öğrenciler için uzmanlar bu alışkanlığın nasıl edinilmesi mevzusunda ailelere birtakım tavsiyelerde bulundu.

2022-2023 öğrenim ve öğretim yılının başlamasıyla beraber milyonlarca öğrenci okullarına gitmeye başladı. Yaklaşık iki haftadır başlayan öğrenim öğretim senesinde halen birçok öğrenci okula uyum sağlamakta güçlük çekiyor.

Özelikle okula yeni başlayanların veya okul değiştiren öğrencilerin sıklıkla yaşamış olduğu okula uyum sorunu ile alakalı İLKHA’ya konuşan Ağrı Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Psikoloji Danışmanı Ekrem Bölek, eğitimcilere ve talebe velilerine bazı tavsiyelerde bulunmuş oldu.

"Burada en büyük görev ailelere düşüyor"

Okula alışma döneminin yeni başlayanlar için zor geçebileceğini söyleyen Ekrem Bölek, burada en mühim görevin ailelere düştüğüne dikkat çekerek, "Okula uyum süreci, ortam değişikliğinden ötürü, yeni ortama uyum süreciyle alakalı bir durumdur. İnsanoğlu bir ortamdan başka bir ortama geçerken fıtrat gereği uyum sağlamak ister. Okula uyum dönemi de aynı şekildedir. Şimdi bizim anaokulu, ilköğretim, ortaokul ve lise olmak suretiyle 4 kadememiz var. Daha ilkin okula giden öğrenciler alışma mevzusunda rahat olur, bundan dolayı daha ilkin ortamı biliyorlar, ortamı gördüler, oryantasyon sürecinden geçtiler. Ancak yeni okula başlayan anaokulu ve ilkokul öğrencileri için bu biraz daha zaman alabiliyor. Bu sürecin daha müspet ve öğrenci için daha yararlı geçebilmesi için doğal olarak öğretmenlerin üzerine düşen görevler var, psikolojik danışmanlara düşen görevler var ama burada en büyük vazife ailelere, anne babalara düşüyor." şeklinde konuştu.

 "Ailenin ortaklaşa iş olmadan bu sürecin olumlu bir halde ilerlemesi imkânsızdır"

Öğrencilerin okula alışma sürecinde aile ile öğretmenlerin iş donanması içinde olması gerektiğine dikkat çeken Bölek, "Çocukların okula ahenk mevzusunda sıkıntı olup olmaması belirtilerle ortaya menfaat. Bu belirtiler her karakter için özeldir ve farklılık izah edebilir. Gözlemlenen ve en oldukça malum emareler, çocuk okul saatinde farklı işlerle uğraşıp farklı bahaneler farklı yöntemler denemeye çalışır. Okula gitmemek için, ‘başım ağrıyor, karnım ağrıyor’ şeklinde bahanelerle okula gitmemeye çalışır. Ailenin iş donanması olmadan, öğretmene, ruhsal danışmana destek vermeden bu sürecin tam anlamıyla olumlu bir şekilde ilerlemesi imkânsızdır. Aile ile alakalı olarak genel anlamda bizim tespit ettiğimiz vaziyet şudur; aile okul önünde bekler, öğretmene durumunu sorar. Bu takip etme ve iş birliği değildir. İş birliği şöyleki olur; öğretmenin okulda yapmaya çalmış olduğu uyumu, aile aynı halde evde sürdürebilmelidir. Çünkü çocuk okuldan eve ulaştığında kısa da olsa bir ortam değişikliği olacaktır. Çocuk kendini ifade etmek isteyecek aile de evladı olumlu yönde yönlendirmeli. Çocuğu kendi akranlarıyla kıyaslamadan ziyade birazcık daha müspet sorular sorarak evladı birazcık daha okula karşı olumlu bir tutum içine koyması gerekmekte." ifadelerini kullandı.

"Çocuk ev şeklinde oldukça rahat bir ortamdan kurallı bir ortama geçerken illaki ahenk problemi yaşayacaktır"

Ailenin ev ortamında öğrencileri okula hazırlamak için ufak kurallar vererek bu durumu daha huzurlu atlatabileceklerini belirten Bölek, "Çocuklar çoğu zaman bilmediği şeylerden, bilmediği ortamlardan korkarlar veya tanımadığı insanlardan çekinirler. Bu durumu ortadan kaldırabilmek için ailelerin özelikle evde okulu tanıtmaları gerekiyor. Okulun ne işe yaradığını, amacının ne işe yaradığını, orada neler yapabileceğini çocuğun bilinç seviyesine inerek tanıtabilmeleri gerekiyor. Çünkü çocuk ev gibi çok huzurlu bir ortamdan direk olarak kurallı bir ortama geçerken illaki ahenk mevzusunda problem yaşayacaktır. Bu problemlerin yaşanmaması için evde de ufak kurallar oluşturulabilir. Bu süreç aileler, öğretmenler tarafından olumlu bir şekilde yürütülmediğinde ister istemez okul fobisine dönüşecektir. Okul fobisi yaşayan öğrenciler akademik olarak da başarısız olurlar. Sosyal olarak arkadaşlarıyla araları iyi olmaz, öğretmenlerini dinleyemezler, okula gitmeme isteği olur, burada aileler mutlaka okula gitmeme alternatifi sunmamalılar." dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER