AĞRI'DA DEV BULGUR KAZANLARI KAYNAMAYA BAŞLADI

Ağrı merkez ve ilçelere bağlı köylerde tarlalardan buğday hasadının yapılması ve kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte dev bulgur kazanları kaynamaya başladı.

AĞRI'DA DEV BULGUR KAZANLARI KAYNAMAYA BAŞLADI

Kent genelinde vatandaşların büyük bir kısmı tarım ve hayvancılıkla geçimlerini sağlarken, hasat mevsiminin ardından dev kazanlarda buğday kaynatarak kışa hazırlık yapıyor.

Ağrı merkeze ve ilçelerine bağlı köylerde her yıl yaz mevsiminin sona yaklaşmasıyla birlikte dev kazanlar yeniden kaynamaya başladı. Tarladan buğday hasadını toplayan vatandaşlar, dev kazanlarda buğdayını kaynatarak bin bir güçlükle yaklaşık 4 saat ateşin üstünde buğdayları kaynattıktan sonra süzgeçten geçirip, buğdayları dinlenmeye bırakıyor. Buğdaylar dinlenip soğuduktan sonra güneşin altında brandaların üzerine serilerek kurumaya bırakılıyor. Buğdaylar belli bir süre kuruduktan sonra değirmene götürülüp ayıklama işleminin ardından, yöresel adı ‘savar’ olan bulgura dönüştürülüyor.

Her yıl Eylül ayında başlayan bulgur kaynatma döneminde kimi vatandaşlar, kaynatılıp kurutulan buğdayları değirmene götürüp öğütmek yerine eski usul balyozlarla buğdayı dövüp, bulgur elde ediyor.

“Bu tadı bulamayan ve bu tada alışanlar bizim gibi kaynatıyor“

Kentte kışlık yiyeceklerin başında gelen ve hemen hemen her evde patatesle birlikte her gün pişen vaz geçilmez tatlardan biri olan bulgur, son haline gelene kadar birçok aşamadan geçiyor. Bulgur yapmanın sanıldığından daha zahmetli ve tehlikeli olduğunu dile getiren merkeze bağlı Yakınca Köyü’nde oturan Rabia Karaoğlan, “Biz her sene bu zamanlarda bulgur kaynatmak için dere kenarında bir araya geliyoruz. Bu gelenek bize atalarımızdan kalan bir gelenektir. Çünkü Bulgur bizim burada olmazsa olmaz yiyeceğimizdir. Eskiden daha çok kaynatırdık. Çok zahmetli ve koca kazanlarda kaynatıldığı için tehlikeli bir iş olduğu için eskisi kadar bulgur kaynatan yok. Ama bu tadı bulamayan ve bu tada alışanlar bizim gibi kaynatıyor. Marketlerden aldığımız bulgur organik değil ve çokta pahalı. O yüzden bu bulguru severek gönlümüz rahat bir şekilde kullanıyoruz.“ Şeklinde konuştu.

“Çok sıcak olduğu için bu sırada çok dikkatli olmak gerekiyor“

Yakınca köyünden komşularıyla kararlaşıp bulgur kaynatmaya sabahın erken saatlerinde başlayan Fatma Karaoğlan, bulgur kaynatma aşamalarını anlatarak, “İlk önce tarlalarımızdan aldığımız bulgur yapımına en uygun olan buğdayı ayırıyoruz. Bu buğday elenip içindeki yabancı maddeleri ayıkladıktan sonra buğdayı bol su ile yıkıyoruz. Yıkandıktan sonra özel olarak yapılan ve eskiden kalma bakır büyük kazanlara boşaltıp üzerini geçecek kadar su ekleyip kazanların altında ateş yakıyoruz. Böylece yavaş yavaş kaynamaya başlıyor. Kaynadıktan sonra süzgeçlere boşaltılıp taşınmasında tehlike olmaması için soğumasını bekliyoruz. Ama çok sıcak olduğu için bu sırada çok dikkatli olmak gerekiyor. Soğuma gerçekleştikten sonra kovalar ile yerlere serdiğimiz brandaların üzerine bulgurları boşaltıp kurumaya bırakıyoruz. Ortalama iki ya da üç gün güneşe karşı kurutulmaya bırakılıyor ve belli zaman aralıkları ile karıştırıyoruz. Ondan sonra torbalara doldurup değirmene öğütmeye götürüyoruz. ” İfadelerini kullandı.

“Ev yapımı bulgur market bulgurundan daha lezzetlidir“

Kendi tarlalarından aldıkları buğdaydan elde ettikleri bulgurun, markette satılan buğdaylardan daha lezzetli olduğunu ifade eden Neriman Karaoğlan ise şu ifadeleri kullanarak buğday kaynatma sezonunu anlattı: “Bu zamanlar bizim bulgur kaynatma mevsimimiz diyebilirim. Çünkü tarlalardan arpa ve buğdaylarımız biçilmiş ayıklanmış bir şekilde elimize ulaşmış oluyor. Bu sebeple bu mevsimde bulgur kaynatmaya başlıyoruz. Bizim köyümüzde ortalama her ev en az iki teneke buğdayı bulgurluk için kaynatıyor. Önce buğdayı 2-3 kez yıkıyoruz. Ardından ateşin üzerine yerleştirdiğimiz kazanlarda kaynatıyoruz. Genelde bu şekilde kadınlarla birlikte kaynatıyoruz. Buğday iyice kaynayana kadar ateş sönmeden altına odun adıyoruz. Kaynatma işlemleri sırasında buharlaşan sular yerine su ilaveleri sürekli yapıyoruz. Kaynama işlemi de bittikten sonra kuruması için çadırın üstüne seriyoruz. En az dört gün güneş altında kalıyor. Köylüler buğdayların ayıklanması, kaynatılmasında birbirlerine yardımcı oluyor. Ev yapımı bulgur market bulgurundan daha lezzetlidir. Atalarımızdan kalma geleneği sürdürüyoruz. Köyde tarlası olan hemen hemen her aile buğday eker. Günlük tandır ekmeği yiyeceğine ayırdığı buğdayın yanında, bulgur yapmak için de buğday ayırır." İfadelerini kullandı.

Neriman Karaoğlan yaptığı konuşmaya, bulgur kaynatma sezonunun yaklaşık üç hafta boyunca devam ettiğini de ekledi.

(DEMET AYDEMİR)

Güncelleme Tarihi: 20 Ağustos 2020, 16:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER