Çamura şekil vererek asırlık mesleği yaşatıyor

Ağrı’da yaşayan 40 yaşındaki Nuran Ulutaş, kaynanasından öğrendiği çamura şekil vererek tandır yapma mesleğini 40 yıldır sürdürüyor.

Çamura şekil vererek asırlık mesleği yaşatıyor

8 çocuk annesi olan Ulutaş, aile yadigârı olan mesleği yaşatarak hem çocuklarını okutuyor, hem de ev ekonomisine katkıda bulunuyor.

 Yüzüncüyıl mahallesinde oturdukları evde kendi imkânları dâhilinde oluşturmuş oldukları tandır atölyesinde ailece yardımlaşarak sipariş üzerine yaptıkları tandırları boyutuna göre değişiklik göstermesiyle birlikte 200 lira ile 300 liradan sattıklarını dile getiren tandır ustası Nuran Ulutaş, insanların günlük yaşamında önemli yeri olan ancak yeni teknolojilerle kullanımı azalan tandır yapımının çok zahmetli olduğunu söyledi.

''Atalarımızdan kalma bir meslektir''

Tandır yapma mesleğinin Ulutaş ailesinde yaklaşık 100 yıldır sürdüğünü dile getiren Nuran Ulutaş, kendisinin de kaynanasından öğrendiğini ve çocuklarına öğrettiğini belirtti. Ulutaş, “Bu meslek yıllar önceden bizim atalarımızdan kalma bir meslektir.  Kaynanamın annesinden kaynanama geçmiş, kaynanamdan da bana geçti“ dedi.

“Çamur ne kadar iyi yapılırsa tandır o kadar uzun ömürlü olur“

Tandır yapmanın çok meşakkatli bir iş olduğunu ifade eden Ulutaş, yapım aşamasını anlatarak püf noktasının tandırın çamurunda olduğunu vurguladı. Ulutaş, “Tandırın yapılışı büyük bir emek istiyor. Bir tane tandır bir haftada tamamlanır 10-15 günde kurumaya bırakılır. Toplamda 25 gün sürüyor. Bu süre içinde tandırın güneş görmemesi gerekiyor. Gölgelik bir yerde normal haliyle kuruması lazım. Yoksa tandır çatlar. Bu işin püf noktası çamurundadır. Çamurun iyi yoğurulması gerekiyor. Çamur ne kadar iyi yapılırsa tandır o kadar uzun ömürlü olur. “Şeklinde konuştu.

“Bu toprak bizim köyde bulunan özel bir topraktır“

Tandırın yapımında kullanılan toprağın özel bir yapısı olduğuna dikkat çeken Ulutaş, köylerinden getirdikleri toprakla geleneksel usullerle yaptıkları ve geçmişin izlerini taşıyan tandırlar, Türkiye’nin birçok ilinden rağbet gördüğünü söyleyerek, “Her türlü toprak tandır olmaz. Bu toprak bizim köyde bulunan özel bir topraktır. Köyün tek bir noktasında çıkıyor. Bu toprakta özel bir yapı olduğu için tandırlarda çatlama ve ya dökülme olmaz. Bizim tandırlarımız 15-20 yıl arası kullanılıyor. 20 yılda bir değişimi oluyor. Şimdi biz toprağı getirdiğimiz gibi üzerine su döküp 10 dinlenmesini bekliyoruz. Bu süreçte toprak mayalanıyor ve kendini çekiyor. Mayalandıktan 3 ya da 4 tandıra yetecek kadar çamuru şu gördüğünüz beyaz bezin üzerine bırakıyoruz. Ve bir buçuk saat boyunca ayaklarımızla basarak çiğniyoruz. Bir nevi yoğuruyoruz. Sakız halini alınca artık hazır duruma geldiğini anlıyoruz.“ İfadelerini kullandı.  

“Gittiği yere kadar ve ömrümüzün yettiği kadar yeterse sürdürmeyi düşünüyoruz“

Tandır yaptıklarını bilen herkesin kendilerine sipariş verdiğini ve siparişleri yetiştiremediğini kaydeden Ulutaş, kaynanasından öğrendiği mesleği yaşatmak istediklerini söyleyerek yaptığı konuşmaya şunları ekledi:

“Bu mesleği biz bu mahallede 40 yıldır ben yaptım. Buraya taşınmadan önce de yaklaşık 60 yıl kaynanam ve kaynanamın annesi yapmış. Yani bu geleneği toplamda 100 yıldır sürdürüyoruz diyebilirim. Eskiden tabi ki sadece tandır yapmıyorduk. Güveç, yayık gibi ürünlerde yapıyorduk. Bizi bilenler her yerden ulaşıyor. Denizli’den, çevre iller, ilçelerden birçok sipariş alıyoruz. Çoğu zaman yetiştiremediğimiz için birkaç ay bekletiyoruz insanları. Bu şekilde devam ettiriyoruz işimizi. Allah nasip ederse gittiği yere kadar ve ömrümüzün yettiği kadar yeterse sürdürmeyi düşünüyoruz.“

(Demet Aydemir)

Güncelleme Tarihi: 18 Temmuz 2020, 13:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER